Rolls Royce Katalitik Konvertör ve Katalizör Hizmetini GNC EGZOZ olarak İstanbulda sizlere ulaştırmaktayız. Garantili malzemeler ve kaliteli hizmet için bizi arayın.
Teknolojinin hızla gelişmesi ve artan nüfus artışı, tüm insanlığı yakından ilgilendiren çevre kirliliğini de beraberinde getirdi. Dünyadaki çevre kirliliğinin ciddi boyutlara varması üzerine, gelişmiş ülkelerde çevrenin kirlenmesine tepki gösteren kamuoyu oluştu. Bu tepkiler sonucunda, çevreyi kirleten sanayi kuruluşları da önlemler almak zorunda kaldı.
ROLLS ROYCE Markalı araçlarınızda en iyi katalizör ürünlerini AWG POLONEZ markası ile firmamız sizlere sunmaktadır.
20. yüzyılın başında motor endüstrisi adeta patlama yaşıyordu. Motorlara takıntılı olan başarılı İngiliz mühendis Charles Rolls ve Birleşmiş Krallık’ın ilk motorlu araç satıcısı Henry Royce’u bir araya getiren kader miydi bilinmez, ama bu birlikteliğin İngiliz otomobil sektörüne yaptığı hizmetler unutulmayacak kadar büyük. Ortaya çıkardıkları Rolls-Royce markası, son yüzyılın en prestijli isimlerinden birine dönüştü.
Rolls-Royce, kendini zirveye konumlandırmayı başardı. Dünyadaki en varlıklı insanların garajında mutlaka bir Rolls-Royce bulunmasının nedeni de bu. Peki, Rolls-Royce’un başarısı sadece konumlandırma ile mi alakalı? Kesinlikle hayır. Rolls-Royce, çağımızın en sağlam ve güçlü motorları yapmakta. Bu savı destekleyen kanıtları bulmak için küçük bir araştırma yetiyor: 1904 yılında kurulmuş fabrikadan 1906 yılında çıkan ilk Rolls-Royce olan The Silver Ghost’un motoru hala çalışıyor.
1907 yılında “Dünyanın En İyi Otomobili” olarak tanımlanan The Silver Ghost, bu unvanını Londra ve Glasgow arasında motorunu hiç durdurmadan 27 kez gidip gelmesine borçlu. 1930’lu yıllara gelindiğinde ortaya çıkan Phantom modeli, otomobil dünyasını adeta büyüledi. Sektöre ilham veren Rolls-Royce, deniz ve kara üzerindeki motorlarla ilgili dünya rekorlarını kırmaya da devam ediyordu.
1950’li yıllara gelindiğinde İngiliz Kraliyet Ailesi tarafından tercih edilen Rolls-Royce, rüştünü en asil şekilde ispatlamış oldu.
1960’lı yıllara gelindiğinde ise Rolls-Rolce sahibi olmak, artık bir statü belirtisi olarak görülüyordu. Dünyaca ünlü aktörler, aktrisler, müzisyenler, kısacası süperstarlar, Rolls-Royce otomobillerini, başarılarının bir sembolü olarak yansıttılar.
Başarılarla dolu yüzyılın ardından 1990’lı yıllara gelindiğinde Rolls-Royce, otomobil üretim haklarını BMW grubuna sattı. O günden beri Rolls-Royce arabaları, BMW Group altında üretilmeye devam ediyor.